24 MART 2020 İSTANBUL
Günler birbirinin aynı, haftanın gün isimlerinin hiç bir anlamı yok artık, zaman ise uçup gidiveren, bazen hızlı, bazen çok ağır geçebilen, hatta yönetilebilen bir olgu.
Kitap okumak ve biraz yemek yemeği azaltmamın dışında, sosyal medyanın coşması çok ilgimi çekiyor. Belkide mağara dönemlerinden bu yana ilk kez tüm gezegende yaşayan insanlar, mağaralarımıza çekiliyoruz. Çok şanslıyız ki atalarımız gibi birbirimizden habersiz değiliz. Dünyanın bir ucundaki mağaralarının balkonlarından, harika sesli insanların seslerini duyuyoruz, sokak hayvanları için duyarlı olmaya çağırılıyoruz, herkes birbirine faydalı olacak ne kadar yeteneği veya bilgisi varsa sosyal medya pencerelerinden aktarmaya çalışıyor.
Bu arada "Evden konser" vermem için teklifler geliyor, ne diyeceğimi bilemiyorum, hem sevenlerle buluşmak istiyorum, hemde "konserlerin sahnede izleyiciyle göz göze, gönül gönüleyken akan enerji ile daha tatminkar olacağı düşüncesi arasında ikilemde kalıyorum. Hemen bununla alakalı, bir kaç "evden konser" videosu izliyorum ve yapmamaya karar veriyorum, bana hiç zevk vermedi doğrusu.
Bu dönemde sosyal medya ekranlarından, o kadar fazla bilim insanıyla tanış oldum ve öyle güzel bilgiler edindim ki, hepsine minnettarlık duyuyorum şu an.
Önceliklerimiz nasıl bir anda değişti, bilginin ne kadar değerli
olduğunu ve onu işleyenlerin ne kadar değerli olduklarının farkına vardık toplumca.
Hayat tüm yaşanılanlara rağmen çok güzel.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder